BAUSTEM Haberler

STEM Paneli - Fatih ETZ 18'de
03 Kasım 2018 - Okunma Sayısı: 99

Bu sene dördüncüsü düzenlenen Fatih Projesi Eğitim Teknolojileri Zirvesi 2-3 Kasım’da Congresium Ankara’da gerçekleştirildi. Zirvede kodlama ve kod eğitimi, geleceğin teknolojik sınıfları, oyun tabanlı öğrenme ve oyunlaştırma, eğitimde mobil öğrenme, STEM, e-içerik geliştirme, üç boyutlu teknolojiler, eğitimde bilinçli ve güvenli internet kullanımı gibi konular ele alındı. Birçok farklı oturum, atölye çalışması, konuşmalar ve panellerle devam eden zirvede, BAUSTEM Merkezi Direktörü Doç. Dr. M. Sencer Çorlu’nun moderatörlüğünde de  “STEM Paneli” yapıldı.

 

 

Panelde ilk sözü alan Mehri Erol TÜSİADSTEM Kiti Programı katılımcılarından biri idi ve katıldığı TÜSİADSTEM Kiti Programı’nı değerlendirdi. Programın öğretmen eğitimi kısmında alandan uzmanlarla öğretmenlerin birlikte çalıştığı, oluşturulan ders planlarının tekrar tekrar dönütlerle düzeltildiği bir sürecin olduğundan bahsetti. Program kapsamında kendilerine dağıtılan kitlerle birçok sınıfta dersler işlediğini ve çok güzel çıktılar elde ettiğini söyledi. Daha önceden derse çok ilgi göstermeyen öğrencilerin, bu proje sayesinde aktif olarak içinde yer almanın, bir grup içerisinde kendilerine yüklenen misyonu yerine getirmenin, projenin bir parçası olmanın ve ortaya konulan çıktının sahibi olmanın ne kadar değerli olduğunu gördüklerini söyledi.

 

Bir diğer panelist Nihal Erdoğan, öğrencilerini robotik yarışmalarına nasıl hazırladığından ve robotiğin STEM’le olan bağlantısı hakkında konuştu. Robotik çalışmalarının zamana ve sabra ihtiyaç duyulan bir süreç olduğunu, bu yüzden kendi özel zamanlarından vererek okul sonraları öğrencileri ile birlikte bu çalışmaları yürüttüklerinden bahsetti. Bazen uzun zaman harcadıkları bir çalışmanın sonucunda yaptıklarının doğru olmadığını fark ettiklerini ve sürecin en başına tekrar geri döndüklerini söyledi. Bu tarz durumlar çok fazla zaman kaybına sebep olduğu için bu sene dışarıdan bir koçla çalışma girişiminde bulunduklarını ve bir mühendislik öğrencisinden destek aldıklarından bahsetti. Fakat bu süreçte öğrencilerinin karşı duruşu ile karşılaştığını çünkü öğrencileri projenin bütün süreçlerini kendileri yürütmek istemişler. Gerekirse daha fazla çalışmayı göze aldıklarını, deneme-yanılma yoluyla kendi doğrularını bulmayı tercih ettiklerini kendisine iletmişler. Bu yüzden dışarıdan gelen koçlarla birlikte çalışmanın kritik ve iyi yönetilmesi gereken bir konu olduğunu vurguladı. Çünkü dışarıdan gelen hocaların ortaya çıkan bir sorun karşısında, bu sorunun nasıl çözüleceğini hemen çocuklara gösterme ve söyleme eğiliminde olduğunu belirtti. Ancak çocuk için deneme-yanılma yoluyla kendi kendine ulaştığı bilgi ve ortaya koyduğu ürün daha değerli oluyor diyerek konuşmasını sonlandırdı.

 

Yaklaşık 12 yıl boyunca Sakarya Bilim ve Sanat Merkezi’nde kimya öğretmenliği yapmış olan Zeliyha Çelik’de panelistlerden biri idi. Öğretmenlik yaptığı zamanlarda öğrencilerde gözlemlediği eksiklikleri şöyle sıraladı: sorgulama becerisinden uzak, yaratıcılık bakımından zayıf, herhangi bir probleme çözüm üretme ile ilgili bir bakış açısı geliştirme konusunda sıkıntı yaşayan ve sürekli bilgi almak isteyen bireyler. Özel yetenekli olmalarına rağmen çocukların seviyelerinin altında performans gösterdiğini söyleyen Çelik, Sakarya İl Milli Eğitim AR-GE bölümünde çalışmaya başladığında yapmayı planladıkları projelerin ilk önce okul öncesinden başlaması gerektiğini fark ettiğini belirtti. Çünkü ortaokul ve liseye gelmiş olan bireylerin o ana kadar şekillenmiş olduğunu ve bu bireylere yeni beceriler kazandırmanın zorlaştığını söyledi. Hedeflerinin düşünen, üreten, bilgiyi hayat tecrübesi ile yoğurup problemini çözebilen bireyler yetiştirmek olduğunu vurguladı. Bu yüzden erken STEM programını yaptıklarını,  STEM çemgisinin temel taşlarından biri olan eşitlik ilkesinin çok önemli bir yere sahip olduğunu, üstün yetenekliler dışında her çocuğun bu imkanlara ulaşması için çalıştıklarını söyledi. Proje kapsamında öğretmenlere verilen, BAUSTEM tarafından hazırlanan erkenSTEM kitaplarının öğretmenler için bir yol haritası olduğunu söyleyen Çelik, öğretmen ne yapacağını tam olarak bilmediğinde süreçten korkuyor bu açıdan verilen kitap öğretmenlerin süreçten korkmamaları için onlara destek oldu diyerek konuşmasını tamamladı.

 

Bahçeşehir Koleji STEM Koordinatörü olan Uğur Sarıçam konuşmasında okullarında yaptıkları STEMJunior ve STEM+A uygulamalarından bahsetti. Okul öncesi ve ilkokul 4. Sınıfa kadar olan kademelerde STEMJunior, ortaokul ve lisede ise STEM+A programlarını uyguladıklarını söyleyen Sarıçam, her okulda bir STEM sorumlusunun olduğunu ve bu öğretmenlere süreç boyunca karşılaştıkları sorunlarla ilgili gerek online gerekse yüz yüze çözümler sunduklarını belirtti. Öğretmenlerle yapılan görüşmelerde her şeyin çok iyi gittiği söylendiğinde aslında arada sıkıntı yaşayan öğretmenlerin var olduğunu ve asıl bu öğretmenlere destek olmanın başarıyı yakalama konusunda önemli olduğunu vurguladı. Program içinde öğretmenlerin aldıkları eğitimlerde kuramsal bir çerçeve sunulduğundan bahseden Sarıçam, sunulan kuramsal çerçevenin öğretmenleri belli adımları yapmaya zorlamak demek olmadığının da altını çizdi. Öğretmeni serbest bırakarak onun yaratıcılığını ortaya çıkarmalıyız diyerek sözlerini noktaladı.

 

Panelin sonunda “STEM nedir?” sorusuna cevap veren katılımcılar STEM’in kendilerine neyi  anımsattığını yazarak bir kelime bulutu oluşturdular ve STEM denilince akla ilk gelen şeyin  "yaratıcılık" olduğu ortaya çıktı.  

 

 

 

erkenSTEM uygulayıcı öğretmenlere yardımcı olması için hazırlanmış olan web sitesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://aysenil.tstem.com/

 

Zirvenin web sitesine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

http://fatihprojesietz.meb.gov.tr/